Bugun...


Ahmet ÜNAL

facebook-paylas
Toplumun Kul Hakkı
Tarih: 18-07-2021 22:41:00 Güncelleme: 18-07-2021 22:41:00


Diyor ki hazret “en büyük günah “kul hakkı” yemektir.”

Tamam da, daha büyük olan günah var.

Toplumun kul hakkı.”

Kuran-ı Kerim'in en uzun ayetinin kul hakkında olması bunun en bariz örneği değil midir ?.

Eğer siz, hiç bir belge ve kanıt göstermeden karşınızdakine yalan isnat ederek gerçek dışı beyanlarda bulunuyorsanız bu, “kul hakkı”dır.

Temelde kişisel ahlak yoksunluğudur.

Eğer siz, elinizdeki yetkileri kullanarak, örneğin imara kapalı bir baraj havzasını kısa süreliğine imara açıp ve birinci derece yakınınıza orada lüks bir malikane yapmasına izin veriyor, iş bittikten sonra da orayı tekrar imara kapatıyorsanız ;

Bu durum da Toplumun kul hakkına girer.

Peki Ayet ne diyor ? ;

Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.” (1)

Nerede ?

Mahşer meydanında...

Mahşer meydanı âdeta ak pak un gibi bembeyaz bir sahadır.

Orada ne bir iniş ne de bir yokuş vardır.

Orada saklanacak ne bir tepe, ne de bir çukur vardır.

Birinci sur üfürüldüğünde titreten ve ürperten bir ses duyarsın. (Râcife )

Sonra bir daha duyarsın (Râdife ), beyaz unun çöreği gibi bembeyaz bir halde, kızıl beyaz bir yere sürülürsün.

İşte insanların gurup gurup, fevç fevç sevk edilecekleri yerdir burası.

Orada hiç kimse için bir alâmet (kendisini gizleyecek bir bina ya da gözlerden saklayacak bir tepe) olmayacak. (2)

İbn-i Abbas'a göre ; Orası gümüş renginde beyaz bir meydandır. Üzerinde hiç kan akıtılmamış ve günah işlenilmemiştir. Onun gökyüzünde güneş, ay ve yıldızlar yoktur.

Tüm canlılar bu meydanda toplandığı zaman yıldızlar dökülecek.

Ayın ve Güneşin ışığı sönecek.

Bilinen ve bilinmeyen kainatı karanlık bürüyecek.

İşte o sırada gökyüzü tepelerinde dönmeye başlayacak ve o denli kalın ve büyük olmasına rağmen ikiye ayrılacaktır.

İftiracılar, yalancılar, kul hakkına girmiş olanlar, hele de Toplumun kul hakkına girmiş olanlar hesabın görülmesi için yalvar yakar olacaklar.

O gün göklerin yarılmasıyla kulakları parçalayan korkunç bir ses yankılanır.

Sonra o gök tabakaları eritilmiş gümüş gibi akmaya başlar, içine bir sarılık karışır ve kızarmış yağ rengine döner.

Sonra, “İnsanlar çırılçıplak, yalın ayak, sünnetsiz bir halde haşrolunurlar. (Mahşer meydanında) terlemeleri ağızlarına ve hatta kulak memelerine kadar ulaşır.” (3)

İşte onlardan bir kısmı hesap vermek üzere yüz üstü geleceklerdir hesap meydanına.

Ebû Zer (RA), Yalan yeminle iftiralarını pazarlayan ve insanlara kin ve nefret aşılayan, toplumun kul hakkına tecavüz eden bedbahlar için, “Adları batsın, umduklarına ermesinler ve hüsrâna uğrasınlar!. demiştir.

Sevmediği ve hoşlanmadığı şeyi inkâr etmek insanoğlunun tabiatında vardır.

İster Rahmeti tercih eder, isterse fitneyi.

İster olgunluğu seçer, isterse fesatlığı.

Bazen ihmalkar olur, bazen düşman.

Zaman zaman kaba ve nobran, bazen haddi aşan.

Embiya Suresinde ''İnsanların hesap (görme) zamanı yaklaştı. Onlar ise hâlâ gaflet içinde, yan çizip aldırmıyorlar.'' der.

O gün Sûr'a üflenir, bölük bölük gelirsiniz. Gök de açılmış, kapı kapı olmuştur. Dağlar yürütülmüş, serap olmuştur. (4)

Bir hadisi şerifte “Kıyamet gününde hakları mutlaka sahiplerine vereceksiniz.“ denmiştir.

Ne dersiniz o dehşetli güne hazır mıyız ?.

 

 

Selametle

 

 

1. (Zilzâl 7-8)

2. Buhârî, Rikâk, 44; Müslim, Sıfatü'l-Kıyâmet, 2.

3. Hz. Âişe (r.anh)

4. Nebe 20



Bu yazı 58 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI